hayal kulubem

myspace layouts, myspace codes, glitter graphics

11/3/2007 - ateş ve su

Kategori: hikaye

Ateş bir gün suyu görmüş yüce dağların ardında
sevdalanmış onun deli dalgalarına.
Hırçın hırçın kayalara vuruşuna,
yüreğindeki duruluğa
Demiş ki suya:
Gel sevdalım ol,
Hayatıma anlam veren mucizem ol...

Su dayanamamış ateşin gözlerindeki sıcaklığa
al demiş;
Yüreğim sana armağan...
Sarılmış ateşle su birbirlerine
sıkıca, kopmamacasına...

Zamanla su, buhar olmaya,
ateş, kül olmaya başlamış.
Ya kendisi yok olacakmış, ya aşkı...
Baştan alınlarına yazılmış olan kaderi de
yüreğindeki kederi de
alıp gitmiş uzak diyarlara su...

Ateş kızmış, ateş yakmış ormanları...
Aramış suyu diyarlar boyu,
günler boyu, geceler boyu
Bir gün gelmiş, suya varmış yolu
Bakmış o duru gözlerine suyun,
biraz kırgın, biraz hırçın.
Ve o an anlamış;
aşkın bazen gitmek olduğunu.
Ama gitmenin yitirmek olmadığını...
Ateş durmuş, susmuş, sönmüş aşkıyla.
İşte o zamandan beridir ki:
Ateş sudan,
su ateşden kaçar olmuş..

Ateşin yüreğini sadece su,
Suyun yüreğini
Sadece ateş alır olmuş...


yok YorumYorum yaz!Bağlantı

11/3/2007 - siz kaç kırlangıç kovaladınız?

Kategori: hikaye

 

Karlı bir kış günüymüş...Yağan kardan üşümüş küçük kırlangıç,Yalnız bir
adamın penceresinin dışına gelip gagasıyla camı tıkırdatmış, adeta adamın
onun içeri girmesine müsaade etmesini istemiş. Yalnız adam bu isteği görmüş,
"Olmaz alamam, git başımdan" der gibi kuşu kovalamış, sonra da kendi kendine
söylenmiş;"Hıh, camı tıkırdatmakla kendisini içeri alacağımı mı sanıyor
acaba..?" Gecenin ilerleyen saatlerinde canı sıkılmış, rüzgar ve soğuk
arttıkça yalnız adamı daha başka düşünceler sarmış,kırlangıcın arkadaşlığını
geri tepmekten biraz pişmanlık duymuş... "Keşke kuşu içeri alsaydım. Ona
biraz yiyecek verirdim. Minik kuş oradan oraya uçar, neşeli sesler çıkartır,
cıvıldar, yalnızlığımı paylaşırdı. " demiş. Ertesi sabah ilk iş pencereyi
açıp etrafına bakınmış adam, belki kırlangıç oralarda bir yerlerde olabilir
diye düşünmüş.Ama görememiş zavallı kırlangıcı...Uzun kış geçmiş, yine yaz
gelmiş...Etrafta kırlangıçlar, cıvıldayarak uçmaya başlayınca;yalnız adam,
heyecanla camını sonuna kadar açıp kuşu beklemiş...Ama hiç gelen olmamış.
Onun hevesle havada uçan kuşlara baktığını gören komşusu hikayeyi öğrenince
hafif buruk bir sesle: "Sevgili komşum, anlaşılan sen kırlangıçların sadece
6 aylık bir ömürleri olduğunu bilmiyordun?" demiş. Bunu işiten yalnız adam
çok üzülmüş ama üzülmek için de artık geç kaldığını anlamış...

Dikkatli olun...Farkında olun...Kendinize bir sorun... Acaba, siz kaç
kırlangıç kovaladınız?

Hiç geri çevirmediniz mi bugüne kadar size sunulan
bir dostluğu?

Hayatta bazı fırsatlar vardır ki, sadece bir kez karşımıza
çıkar, değerini bilemezsek kaçıp giderler.Ve asla geri gelmezler...


yok YorumYorum yaz!Bağlantı

11/3/2007 - anka kuşu

Kategori: hikaye

Rivayet olunur ki, kuşların hükümdarı olan Simurg Anka, Bilgi Ağacı'nın dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş...

Kuşlar Simurg'a inanır ve onun kendilerini kurtaracağını düşünürmüş. Kuşlar dünyasında her şey ters gittikçe onlar da Simurg'u bekler dururlarmış. Ne var ki, Simurg ortada görünmedikçe kuşkulanır olmuşlar ve sonunda umudu kesmişler.

Derken bir gün uzak bir ülkede bir kuş sürüsü Simurg'un kanadından bir tüy bulmuş. Simurg'un var olduğunu anlayan dünyadaki tüm kuşlar toplanmışlar ve hep birlikte Simurg'un huzuruna gidip yardım istemeye karar vermişler.

Ancak Simurg'un yuvası, etekleri bulutların üzerinde olan Kaf Dağı'nın tepesindeymiş. Oraya varmak için yedi dipsiz vadiyi aşmak gerekirmiş. Kuşlar, hep birlikte göğe doğru uçmaya başlamışlar. Yorulanlar ve düşenler olmuş.

Önce Bülbül geri dönmüş, güle olan aşkını hatırlayıp;

papağan o güzelim tüylerini bahane etmiş(oysa tüyleri yüzünden kafese kapatılırmış);

Kartal; yükseklerdeki krallığını bırakamamış;

baykuş yıkıntılarını özlemiş,

balıkçıl kuşu bataklığını.

Yedi vadi üzerinden uçtukça sayıları gittikçe azalmış.

Ve nihayet beş vadiden geçtikten sonra gelen Altıncı Vadi "şaşkınlık" ve sonuncusu Yedinci Vadi "yokoluş"ta bütün kuşlar umutlarını yitirmiş... Kaf Dağı'na vardıklarında geriye otuz kuş kalmış.

Simurg'un yuvasını bulunca ögrenmişler ki;

"SİMURG ANKA - Otuz Kuş" demekmiş.

Onların hepsi Simurg'muş. Her biri de Simurg'muş.
Simurg Anka'yı beklemekten vazgeçerek, şaşkınlık ve yokoluşu da yaşadıktan sonra bile uçmayı sürdürerek, kendi küllerimiz üzerinden yeniden doğabilmek için kendimizi yakmadıkça, her birimiz birer Simurg olmayı göze almadıkça bataklığımızda, tüneklerimizde ve kafeslerimizde yaşamaktan kurtulamayacağız.

Şimdi kendi gökyüzünde uçmak zamanıdır...

 

 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

11/3/2007 - tahir ile zühre

Kategori: siir

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden
ölmek de ayıp değil,
bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte
yani yürekte.
 
Meselâ bir barikatta dövüşerek
meselâ kuzey
kutbunu keşfe giderken
meselâ denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?
 
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
 
Seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahir'i Zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?
 
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.


yok YorumYorum yaz!Bağlantı

11/3/2007 - anı

Kategori: siir

Süzülüp mavi göklerden yere doğru

Omuzuma bir beyaz güvercin kondu



Aldım elime, usul usul okşadım

Sevdim, gençliğimi yeniden yaşadım



Bembeyazdı tüyleri, öyle parlaktı

Açsam ellerimi birden uçacaktı



Eğildim kulağına; dur, gitme dedim

Hâreli gözlerinden öpmek istedim



Duydum; avuçlarımda sıcaklığını

Duydum; benden yıllarca uzaklığını



Çırpınan kalbini dinledim bir süre

Ve uçmak istedim onunla göklere



Ak güvercinin iri gözleri vardı

Güzelliğinden fışkıran bir pınardı



Soğuk sularından içtim, serinledim

Çağlayan bir nehrin sesini dinledim



Belki buydu sevmek hayat belki buydu

Işıl ışıldım, gözlerim dopdoluydu



Bir nağme yükseldi sevinçten ve hazdan

Bir nağme yükseldi, güzelden beyazdan



Uzattı sevgiyle pembe gagasını

Birden öğrendim hayatın mânâsını



Kaderde sevgiyi sende bulmak varmış

Seninle bir çift güvercin olmak varmış

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

şiirler var benim hayal kulubem Ana sayfa yap

Links

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Kategoriler

Arkadaşlarım

destina95
rainny2
gruphepsililer
harrypotterinarkadasi
setnesa